*  Onur ve Aşkın Romanı: Tehlike Sarmalında Aşk
0
Yorum
97
Okunma
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
BU KONUYU DEĞERLENDİR
Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi
Kidemli Üye
*
Şuan Aktif
Kullanıcı
202
(Mesajlar)
202
(Konular)
11-05-2020
(Kayıt Tarihi)
0
(Rep Puanı)

Tuttuğunuz Takım: Trabzonspor
#1
21-07-2020, Saat: 18:29
Onur ve Aşkın Romanı: Tehlike Sarmalında Aşk

Tehlike sarmalında aşk, acının, aşkın ve mutluluğun, kısaca dolu dolu yaşanan duyguların romanıdır. Diğer bir adla bu romana bir kişisel dönüşüm romanı da denilebilir. Her kesimden insan bu romanda kendine dair bir şeyler bulabilecektir.
Bu roman, yazar cengiz hortoğlu'nun 20 yıllık hayalinin ve uzun yıllar çalışmasının ürünüdür. Yazar, roman kahramanlarının yaşadıkları acıyı gerçekçi olarak hissedip okura aktarabilmek için, (Uzun süre ormanda zor koşullarda yaşamak da dahil olmak üzere...) Birçok zorluğu deneyimlemiştir.
Bu romanın en önemli özelliği roman kahramanlarından bazılarının sürekli hayatı sorgulamalarıdır. Hayata dair, mutluluğa, mutsuzluğa, başarıya ve başarısızlığa ilişkin olarak neden ve nasıl sorularına iç sesleriyle yanıt aramalarıdır.
Bu romanda insana dair her soruya yanıt aranmıştır. Acı, mutluluk, aşk, hüzün gibi duygular nasıl oluşur? Bazı insanlar yaşadığı tüm zorluklara rağmen mutluyken, diğerleri tüm iyi koşullara rağmen neden mutsuzdur?
İnsan zannettiğinden daha güçlüdür. Bir insan isterse ve inanırsa yenemeyeceği hiçbir güçlük yoktur. İnsan gücünü doğruluk, merhamet, haklılık ve kararlılıktan alır. Pes etmeyeni, kararlı olanı kimse yenemez.
Cesaret bir insana verilen en muhteşem armağandır.
Kötülerin en büyük korkusu, cesur, merhametli, duyarlı ve zeki insanlardır.


ARKA KAPAK YAZISI
Cengiz Hortoğlu, soluksuz okuyacağınız, akıcı ve heyecanlı bir aşk romanıyla yeniden karşınızda...
*
Bu duygu dolu romanı okurken, bazen hüzünlenip, bazen heyecanlanıp bazen de gülümseyeceksiniz.
*
Adı Kanat'tı karizmatik, yakışıklı, güçlü ve cesurdu. Su kadar saf ve berrak ve de bir bıçak kadar netti. Adının Kanat olmasının bile bir nedeni vardı.
*
Çok küçük yaşlardan itibaren, aldığı sert, vahşi ve acımasız eğitim, onun acı ve korku duygularını yok etmişti. Peki neden eğitiliyordu, plan neydi?
*
Yanağındaki sigara yanığı ve çetenin boynuna kızgın bıçakla kazıdığı çarpı işareti ona geçmişini unutma şansı bırakmıyordu. İçi kin ve nefret doluydu. Ya o yok olacaktı ya da çete...
Çete neden peşindeydi, ondan ne istiyorlardı?
Kanat; acı, umutsuzluk, iftiralar ve çetelerle sarılmış hayatını değiştirebilecek miydi?
Tek şansı, doğanın ona kazandırdığı yeteneklerdi. Sadece güçlü değildi, aynı zamanda olacakları hissediyordu, bu onun en büyük ayrıcalığıydı.
Peki, mutluluğu, başarıyı ve aşkı bulabilecek miydi?
*
Uğradığı büyük haksızlıklar onu güçsüzleştirmek yerine gücüne güç katmıştı. Öfkelendiğinde onu durdurabilecek tek güç sevgiydi. Çünkü sevgisizlik canını işkencelerden daha çok yakmıştı
*
KİTAPTAN ALINTILAR
Yoğun bir kar yağışı vardı, hava aydınlanırken o artık donmak üzereydi. Nişanlı bir çift patika yoldan atla ormana doğru ilerliyorlardı. Genç kadın, orada bir insanın yattığını görünce şoka uğradı. Nabzına baktığında yaşadığını anladı. Nişanlısına seslendi. "Bu adam yaşıyor!" dedi. Merak içindeydi, kimdi bu adam? Neden öldüresiye dövülmüştü? Bu bir çete yöntemiydi.
*
Denizin maviliği, iyot kokusu, kuş sesleri, ağaçların hışırtısı... Ve de ağır ağır salınan deniz...
Kanat, Melis'in elinden tutup ayağa kaldırdı. Cebinden bir paket çıkardı, içinden iki de yüzük. "Ben, süslü sözler bilmem; ama senin güvenle yaslanabileceğin çınarın olmak isterim, sen de benim nergis çiçeğim olmak istersen bu can sana kurban olsun! Ama dersen ki: Hadi Kanat, sen kim ben kim? Asla yadırgamam, alır başımı giderim ve senin mutlu olman için dua ederim. Senden beni kırmayacak değil, dürüst ve net bir yanıt bekliyorum. Beni yalandan daha çok yaralayacak hiçbir şey yoktur. Çünkü ben tüm ruhu, yalanların açtığı yaralarla parçalanmış bir adamım. Benim bir pırlanta yüzük alacak param yok. Ama sevdiğim kadına bir yüzük yapacak ellerim var." dedi ve ağaçtan oyarak yaptığı yüzükleri uzattı.
Melis şaşkındı, çok etkilendi, o an kuş olup onunla birlikte uçmak isterdi. Gözlerinden yaşlar sicim gibi dökülüyordu. Kanat'a sarıldı ve göğsüne yaslandı. "Ben senin derinden bakan siyah gözlerini çok da anlayamamışım. Sana olan aşkımın nedeni sadece yakışıklılığın, cesaretin değilmiş. İçinde kaybolmak istediğim okyanus yüreğinmiş. Sarıl bana ve sakın beni hiçbir nedenle bırakma... Ölüm bizi ayırana dek, senin güçlü kollarında nergisin olmak ve sana çocuklar doğurmak istiyorum. Benim pırlantam sensin, hayatım boyunca evleneceği kadına ağaçtan yüzük yapan kimseyi görmedim. Seni ölünceye kadar seveceğim."
*
Dönüşte tekneyi Melis kullanıyordu. Aşk bir sihirdi, gözlerine yeşil daha yeşil, mavi daha mavi görünüyordu. Demek ki dış koşullar hiçbir şeymiş, dünyayı güzelleştiren yüreğimizden geçenlermiş, iç dünya değişmeden dış dünya değişmezmiş, diye geçirdi aklından...
*
Aslı, binlerce haber yapmış, çok sayıda insan tanımıştı, ilk kez böylesine gizemli bir adam görüyordu. Bu merak duygusu ile başka türlü rahat edemezdi. Nereye kadar giderse gitsin, gerçeği ortaya çıkaracaktı. Kimdi bu gizemli adam? Tehlikeli bir katil mi yoksa bir iyilik meleği mi?
*
Sonra diz çöktü. "Bir tanem birçok masalda hep beyaz atlı prens vardır, benim masalında ise beyaz atlı prenses var. Aslı'm seni çok seviyorum, benimle bir hayatı paylaşmaya ve birlikte büyümeye var mısın?" dedi ve çiçekleri uzattı.
*
"Kanat sana âşık olma nedenim ne biliyor musun? Öyle bakıyorsun ki; senin yanında kendimi tam ve tamam hissediyorum. Sen hem romantik hem de sahicisin. Gizemlisin ama güvenilirsin. Mertsin, cesursun, cömertsin, kararlısın, paylaşmayı seviyorsun. En önemlisi de merhametlisin.»

https://www.butikkitap.com/product/tehlike-sarmalinda-ask/


Hızlı Menü: